Son, Belki Ara

Bir girişimin daha sonuna geldik. Halbuki daha önce başarmıştım. İyi gidiyordum. Sonra birden sildim attım hepsini bloğun. Yeni bir başlangıç, yeni bir blog yapayım dedim ama yürümedi. Motivasyonumu ya da bir şeylerimi kaybetmişim. Belki de cidden vakit bulamıyorumdur. Uzun lafın kısası blog işine son veriyorum. Kitaplardan, filmlerden alıntılar ve kendimden bir çeşit otobiyografik iç dökmeler, entel dantel laflar etmeyi planlamıştım ama yok, olmadı. Blog olayında … Okumaya devam et Son, Belki Ara

Bertrand Russell – Sorgulayan Denemeler (Özet-Alıntı)

Çeviri: Nermin Arık TÜBİTAK POPÜLER BİLİM KİTAPLARI Özgün Adı: Sceptical Essays – 1928 Baskı Tarihi: Nisan 2003 (Ankara) Araştırmacıların üzerinde anlaştığı konular vardır. Uzmanların tam anlaşamadığı konular da vardır. Bütün uzmanlar hemfikir olduklarında bile yanılabilirler. Ateşli bir şekilde savunulan görüşler asla iyi bir temele dayanmayan görüşlerdir; gerçekten de şiddetli duygusallık, görüş sahibinin rasyonel kanıtlardan yoksun olduğunun bir göstergesidir. Politika ve din konularındaki görüşler hemen hemen … Okumaya devam et Bertrand Russell – Sorgulayan Denemeler (Özet-Alıntı)

Hacı Seyyah

Hayatın Gizli Hazları son dönemde okuduğum ve oldukça beğendiğim bir kitap. Theodore Zeldin’i de bu kitap vesilesi ile tanımış oldum ve hayıflandım. Böyle bir adamı daha önce tanımalıydım. Neden bu kadar geç tanıyabildim. Yine de tanımış oldum. Gerçi bu günlerde o kadar şaşırdığım ve tanıdığım için sevindiğim isimler var ki. John Stuart Mill mesela. Özgürlük Üstüne’yi zorlanarak ve yeni bitirdim. Zamanla ondan da bahsedeceğim. Fikret Başkaya … Okumaya devam et Hacı Seyyah

Erich Fromm – Özgürlükten Kaçış’tan

Modern birey ne istediğini, ne düşündüğünü ve hissettiğini bilse, kendi isteklerine uygun hareket etmekte özgür olacak. Ama bilmiyor. Bir girişimcilik ve iyimserlik maskesi taşımasına karşın, çağdaş insan, onu, felce uğramış gibi, yaklaşan felaketlere bakakalmak durumunda bırakan müthiş bir güçsüzlük duygusuna kapılmış bulunmaktadır. Yüzeyden bakıldığında, insanlar ekonomik ve toplumsal yaşamda yeterince iyi durumda görünürler; ama o rahatlatıcı maskenin altında iyice yerleşmiş bulunan mutsuzluğu görmezlikten gelmek tehlikeli … Okumaya devam et Erich Fromm – Özgürlükten Kaçış’tan

Francis Bacon – Yüksek Mevkiler Üzerine

Yüksek mevkilerdeki adamlar üç kat hizmetkârdır; devletin başındaki kişiye, şana ve işlere hizmet ederler. Bu yüzden ne kendilerine ne hareketlerine ne de zamanlarına hükmedebilirler. Üst makamlara yükselmek zordur ve çaba harcayanın ödülü daha çok çaba harcamak olur; yükseliş bazen şaibelidir ve birçok kişi ahlaksız eylemlerle makam sahibi olur. Zemin kaygandır ve dönüşü ya bir düşüş ya da en azından bir bitiştir.” Francis Bacon “MEN in great … Okumaya devam et Francis Bacon – Yüksek Mevkiler Üzerine

Üç

Juan J.Linz’in “Totaliter ve Otoriter Rejimler” kitabını okumaya çalışıyorum. 132’deyim. Şimdilik sıkıcı gidiyor. Benzer konseptteki başka kitaplar bu kadar sıkmamıştı. Kitapta geçen birkaç kelimeyi araştırdım. Sturmabteilung (SA) ve Schutzstaffel (SS) ile başlayan araştırma kurcalama işlemim Munich Putsch, Reichstag Yangını, Uzun Bıçaklar Gecesi’ne de bakayım derken bayağı uzadı. Bir de olayı tam anlamak için infografi şeklinde zaman çizelgesi hazırlamak derken birkaç günüm gitti. Şimdi her şeye Nazi Almanyasındaki uygulamalar, olaylar penceresinden … Okumaya devam et Üç

İki

İlk yazıyı bundan beş ay önce yazmışım. Halbuki daha bir-iki ay önce yazdığımı sanmıştım. Meğer beş ay geçmiş bile. O zamandan beri yazıp yazmamak konusunda kararsızdım ve hâlâ yazmakla yazmamanın bir farkı olmadığı düşüncesinde gibiyim. “Madem fark yok neden yazayım? Neden yazayım da kendimi yorayım? O zaman yazmama gerek yok. Yazacaksın da ne olacak sanki? Tüketici olmak güzel işte. Oku oku dur işte…” kafasındaydım, esasen … Okumaya devam et İki

Başlamak

Yazmak mı, yazmamak mı? Neden yazayım ki? Yazsam ne yazmasam ne? Bana mı kaldı yazmak? O kadar çok yazan var ki bir sen eksiktin. milyarlarca belki trilyonlarca kelime İntenet’te akıyor her gün, her an. Al işte bir tane daha, bir tane daha. Kelimeler kelimeler.. Bunca kelime arasına bir de ben bir şeyler ekleyeyim. Niye ki? Ne gerek var? Bu son iki soru yüzünden hiçbir şey … Okumaya devam et Başlamak